KHK mağduru öğretmen sanatçı; SASA
11/27/2023 1:49:04 PM

KHK’den öğretmenlik mesleğine son verilen Diyarbakırlı sanatçı SASA (Serap Ekinci) kadın sanatçı olarak karşılaştığı zorlukları nasıl aştığını anlattı.

Mümin Ağcakaya

Bir dönem çok sevdiği öğretmenlik mesleğini yürütüyordu. KHK’dan görevden alınınca sanatçılığa başladı. Müzik söylemek ona yabancı değildi. Çocukluğundan beri müzik ortamında büyüdüğü için o da müzikle uğraşmayı seçti. Serap Ekinci sanat dünyasında SASA adını kullanıyor. Sasa’nın anlamı da Sümercede ilkbahar çimenlerinin sesi anlamında kullanılıyor ve Gılgameş Destanında geçen bir kadın adı.

Zazaca, Kürtçe, Türkçe müzik yapan Sasa (Serap Ekinci) Urfa’da başlayan müzik yolculuğuna çıktı. Mardin konseri iptal edilen sanatçının Batman konserinden sonra 26 Kasım akşamı Diyarbakır’da Sezai Karakoç Kültür Merkezinde dinleyicileriyle buluşacak. Konser öncesi sanatçı Sasa (Serap Ekinci) Tigris Haber Gazetesine konuştu.

Ne zamandan beri müzikle uğraşıyorsunuz?

Ailemizde çok insan müzisyen ve müzikle uğraşan çok insan olduğu için müzikle büyüdüm diyebilirim.

Amcam bağlama çalıyordu. Aile ortamlarındaki düğünlere gidiyordu. Ben de yanında eşlik ediyor şarkı söylüyordum. Daha sonra ilkokulda bütün müsamerelerde şarkı söylemeye devam ettim. Lisede profesyonel olarak TRT GAP Radyosu’nun Gençlik Korosu’nda müzik eğitim almaya başladım. Yaz tatillerinde de fırsat bulduğumda bağlama kurslarına katılıyordum. Liseden sonra konservatuar okumaya karar verdim. Gazi Antep Üniversitesi Ses Eğitim Bölümü’nden mezun oldum. Öğretmenliğe başladım.

Neredeyse doğduğumdan beri müzikle uğraşıyorum diyebilirim. Annemin babası yani dedem kaval çalıyordu. O da çobanmış, kaval çalmayı kendi kendine öğrenmiş. Köye gittiğimiz zaman sürekli onu dinliyorduk, kaval çalarken hikâyeler de anlatıyordu. Ayrıca erbane çalıyordu. Annemin de sesi güzeldi. Ondan da çok şey öğrendim. Doğal olarak hayatımızda sürekli müzik konuşuluyordu.

AİLECE MÜZİĞİN İÇİNDE

Ailenizin sizin müzikle uğraşmanıza bir karşı çıkışı oldu mu?

Yok, ailem her zaman çok destekleyici oldu. Amcalarım, dayılarım dışında diğer akrabalarımız da bireysel olarak müzikle haşır neşirdiler. Ama toplumsal olarak kadına ve müziğe karşı kötü bir algı var. Zaman zaman onunla ilgili sıkıntılar yaşadım tabi. Ama her zaman ailem bana destek oldu. Bu açıdan çok şanslıyım. Mesela halam bağlama çalıyordu, annemin lisedeyken kupası vardı. Öyle bir gelenekten geliyoruz. Müzik bir şekilde hayatımızın içinde oldu. Bu yüzden ailem her zaman destekledi.

Elektrikler kesildiğinde lüxün başında sırayla şarkı söyledik

Bizim ailede müzik eğitimi alan gençlerden neredeyse yüzde yetmişi bir şekilde ya konservatuar ya da müzik eğitim fakültesi okudu. İçlerinde piyanist olan var. Kız kardeşim müzik öğretmeni, babam bağlama çalıyor. Annem çok güzel şarkı söyler. Çocukken hatırlıyorum elektrikler kesildiğinde biz hemen lüxs lambasının başına toplanır sırayla hemen şarkı söylemeye başlardık. Ailelerimiz bir araya geldiğinde genelde türkülü sazlı sözlü bir muhabbet olurdu.

Önünüzde ne tür hedefleriniz var?

Ben müzik öğretmeni olarak başlamıştım. Öğretmenliğin yanında sürdürürüm diye düşünüyordum. Ama öğretmenlik görevime KHK ile son verilince sadece müzik yapmak zorunda kaldım. Maddi hayatımı bu şekilde kazanmak zorunda kaldım. Bu anlamda da müzikle ilgili hırslandım.

Her müzisyenin hayalidir belki, ben de sesimi dünya çapında duyurmak istiyorum. Geleneksel, etnik müzik yapıyorum. Hem kendi ana dilim olan Zazaca hem Kurmanci lehçesinde ve Mezopotamya’da yok olmuş ya da yok olma tehlikesinde olan diller üzerinde uzun zamandır çalışıyorum. Bunları biraz duyurmaya çalışmak istiyorum.

Diyarbakır konserine ilişkin beklentileriniz nasıl?

Yazın sanat sokağında konser oldu. Çocukluğumdan beri konserlere gittiğimde ben de böyle coşkulu kalabalığın karşısında şarkı söylemek gibi dileğim vardı. Hala da diliyorum. Festivalde onu yaşadık binlerce kişi geldi. Bu konserde de böyle bir kalabalık bekliyorum. Kendi memleketim ve kendi halkım karşısında şarkı söylemek hem heyecanlı hem de büyük onur benim için.

Kalabalıklar karşısına çıktığınız zaman neler hissediyorsunuz?

Heyecandan ufalıyorum. Küçücük kalıyorum. Çünkü karşınızda binlerce insan var ve pür dikkat sizi dinliyor, izliyor. Karşıdan bir sürü enerji size doğru geliyor. Siz tek başınasınız. Kimyasal olarak da fiziksel olarak da biraz zor oluyor bu enerji karşısında kalmak. Şarkı söylemek ve onlarla bu duyguyu paylaşmak çok güzel ve tarifsiz bir heyecan veriyor.

PROJELERİM VE HAYALLERİM DEVAM EDİYOR

Sanatınız hakkında ne söylemek istersiniz?

Güzel bir zamandayım. Çok zorluk yaşadım. Negatif gibi görünen şeyleri mücadelemle, ailemin, arkadaşlarımın, beni sevenlerin desteğiyle aştım. Yurt dışına açılmak ve müziğimi dünyaya duyurmak istiyorum. Türkiye’de her şeyde olduğu gibi müzik yapmak da çok zor. Konserler iptal ediliyor. Sürekli sıkıştırılıyoruz. Projelerim ve hayallerim devam ediyor.

Tigris

Şîrove Bike

KÜLTÜR-SANAT

EN ÇOK OKUNANLAR
×