

2025-01-21
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Menzil tarikatında mal varlıklarının paylaşım kavgasına devlet içindeki bürokrasinin de dahil olmasıyla yeni çatışmaların ortaya çıkacağını belirtti.
Menzil tarikatı şeyhi Abdülbaki Erol'un ölümünün ardından başlayan tarikat içi kavganın devlet bürokrasisine de yansıyacağı iddiası gündeme geldi. Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Erol'un üç oğlu arasında başlayan tarikatın mal varlıkları üzerinde kontrol kavgasının giderek büyüdüğünü, tarikatta bir bölünme yaşandığını ifade etti. "Verilen 'fetva'yla, bir kardeşe biat eden müridin diğer kardeşin arkasında namaz kılması, sohbetlerine katılması, kurumlarına girmesi yasaklandı. Çin Seddi’nden Afrika’ya Müslümanları yanyana getirecek liderlik; bir köyün içinde üç ayrı cemaat, üç ayrı namaz, üç ayrı zikir, üç ayrı tövbe yarattı." diye yazan Terkoğlu, kavganın devlete de yansıdığını ve tarafların birbiri hakkında yasadışı işlere dair ifşalarda bulunduklarını belirtti.
Terkoğlu, 'Kapansın tarikatlar kurtulsun Müslümanlar' başlıklı yazısında şu görüşlere yer verdi:
"Menzil sadece köyde değil devlette de etkili. Jandarmada, yargıda, bakanlıklarda, bürokraside adamları var. Haliyle köyde başlayan kavga devletin içinde devam ediyor. Kavga büyüdükçe yasadışılıklar da ifşa oluyor. Örneğin Menzil’in siyasetteki iki önemli ismi, Taner Yıldız ve Recep Akdağ, dergâhta konuşulanlara göre Ağabey Saki’nin değil, Mübarek’in tarafında yer aldı. Bunun üzerine sosyal medyada Saki’nin takipçileri tarafından topa tutuldular.
Köydeki çatışmada ilk taşı atana dikkat ettiniz mi? Bir polisti. Savaşı durdurmak için köye savcı geldi. Jandarma sevk edildi. İki slogan atana ters kelepçe takan görevliler, cemaat kavgasında 'Sofiler sakin olun' diye yalvardılar. Savaş büyüyünce misilleme yapıldı, olay Sakarya’da Menzilcilerin inşa ettiği kaçak evlere sıçradı, yıktırıldı. Ölen Abdulbaki Erol’un bir zamanlar kaldığı ev de kepçeyle yerle bir edildi.
(...)
Biz 'Tarikatlar kapatılsın mı denetlensin mi' diye tartışırken Menzil kendini kapattı. Yerini birbirlerine sopayla saldıran, 'Kutsala kazma vurdular' diyen, 'Cami duvarına işediler' açıklaması yapan, 'Ümmetin malını miras yaptınız' diye slogan atan topluluk kaldı. Şimdi Menzilciler değil Sakiciler, Fettahçılar, Mübarekçiler, Fevzettinciler var. Başka isimlerdeki şeyhlerin zenginliği ise yoksulların öfkesi ve nasırlarıyla büyümeye devam ediyor."
Duvar
YAŞAM
2025-12-12Ermeni toplumunda yoksulluk
2025-12-12İstanbul'da üç çocuğun öldüğü yangın bize ne anlatıyor?
2025-12-09Bir takımdan fazlası: Amedspor
2025-12-09Dortmund’daki ‘Vatan Haini Köpekler’
2025-12-08Çocuklar işyerlerinde ölüyor
2025-12-01Domların “ıskalanmış” hikâyesi
2025-11-25“Turabdin’deki araziler yeniden Süryanilere satılmak isteniyor”
0025-04-23“Şeyh Abdullah ‘Demokratik’ Oldu”
2025-11-22KAOS GL: Mektubun var
2025-11-21"Siz bu yazıyı Çocuk Hakları Günü’nde okurken, ben bir günümü 200 TL’ye satmış olacağım"
2025-11-07Ağrı İsyanı’ndan Şener Şen’e uzanan bir yaşam
2025-11-011 milyondan fazla çocuk okula sosyal yardımla gidebiliyor
2025-09-15Dersim dört mezar üstünde
2025-09-05“O ânı, o korkuyu ben her Eylül ayında yaşıyorum"
2025-09-05Türkiye'de futbol: İdeolojik "uyutma" mekanizması
2025-09-01Kendisine 20 gün ömür biçilen Kürt kadın yazar 25 kitap yazdı
2025-08-30Mucizelerle dolu Mor Gabriel'i horiepiskopos Gabriel Aktaş anlatıyor
2025-08-20Kürtler ve Türkler
2025-08-26“İstanbul’un varoşlarında boş bırakılan alanı, Daltonlar doldurdu”
2025-08-24Çeteler ve Aileler: Suça Sürüklenen Çocuklar ve Kurbanları