Türkçe | Kurdî    yazarlar
Macahit Bilici: Başkasının ağrısı ve insan olmak

2025-02-21

Kendinden ve kendi çıkarından ibaret hale gelmiş bir insan artık insan olmaktan çıkmıştır. Zira insan, çıkar hesabının gelip elektrik gibi içinden geçtiği bir iletken değildir.

Adalet duygusuna sahip olmayanlar hakiki anlamıyla insan olamaz. Başka pek çok şey olabilirler: Masum, günahsız, kendiyle meşgul. İnsan odur ki kendinden öteye çıkar, kendinden ötede ikamet eder.

Kendinden ve kendi çıkarından ibaret hale gelmiş bir insan artık insan olmaktan çıkmıştır. Zira insan, çıkar hesabının gelip elektrik gibi içinden geçtiği bir iletken değildir. İletkenlik özelliğinin veya iletkenlik eyleminin adı olan itaat eğer insanda muhakemeye uğramadan vuku buluyorsa o insan insanlığını kaybetmiş olur. Kötülük karşısında direnme kabiliyetini yitirir. İyilik veya kötülük karşısında hükümsüz hale gelir.

Ahlak filozoflarının ikazlarında yansımasını bulan bir ilke vardır: Muhatabın olan insanı bir araç (kullanım nesnesi) olarak değil bir amaç (saygıya değer bir muhatap) olarak görmek. Yani insan dediğin kullanılacak bir araç değil, haysiyeti kutsal bir hitap merciidir. Bu ilkenin arkaplanında daha az görünür olan ama daha önemli olan şu tespit var: Başka şeylerin aracı olmaktan ibaret olma haline sakin ha düşmeyesin!

Tanınmayanın ağrısı duyulmaz. İnsanın insana borcudur tanınma. İnsanın özne olarak egemenliği, insanın yeryüzündeki hilafeti insanın insanlığını tesis içindir. Yoksa bir hayvan veya nesne olarak insan zaten vardır. İnsanlık onuru adıyla bildiğimiz duyarlılık insanın bir nesneye indirgenmesinin önüne geçmek için seküler çağda geliştirdiğimiz bir duyarlılıktır.

İnsanın gerçek medeniyeti hemcinsine ve sair varlıklara dair kalbinde taşıdığı merhametidir. Tolstoy muhteremine atfedilen bir kelam-ı şerifte denildiği üzere “kendi acını hissediyorsan bu canlı olduğunu gösterir; başkasının acısını hissediyorsan o zaman insansın.”

Serbestiyet

BASıNDAN