

2026-04-26
Arif Qurbanî
ABD-İsrail
ile İran arasındaki savaşın başlangıcında, İranlı liderler, siyasi gözlemciler
ve hem bölgesel hem de küresel araştırma merkezleri arasında büyük bir yanlış anlama
ortaya çıktı. Hürmüz Boğazı’nın, İran’ın elinde en az nükleer silah kadar güçlü
bir "koz" olduğu sanılıyordu. Ancak bu büyük bir yanılgıydı; çünkü
Hürmüz, İran’ın değil, aslında ABD’nin elindeki bir silahtı.
ABD’nin
mantıklı bir gerekçe olmadan Hürmüz Boğazı’nı kapatması dünya kamuoyu nezdinde
çok zordu. Savaş ne kadar uzarsa uzasın, ABD’nin bu stratejik noktayı bir silah
olarak kullanması için meşru bir zemini yoktu.
Fakat ne
zaman ki İran, Boğaz’ı doğrudan bir savaş unsuru haline getirdi ve kapatma
tehdidinde bulundu, işte o an ABD’nin amaçlarına büyük bir hizmet etmiş oldu.
ABD tam olarak İran’ın bu hatayı yapmasını bekliyordu.
Daha önce
bir yazımda belirttiğim gibi; "düşmanını, senin çıkarlarına hizmet edecek
şekilde davranmaya zorlamak" büyük bir sanattır. ABD ve İsrail, İran’a
karşı bu sanatı ustaca kullandı ve İran’ın hamlelerini kendi stratejilerine
uygun hale getirdi.
Eğer İran,
Boğaz’ı kapatma tehdidinde bulunmasaydı ve buranın uluslararası bir ticaret
yolu olarak kalmasına izin verseydi, savaşın uluslararası dengeleri ve
sonuçları kesinlikle bugün İran’ın aleyhine olan bu noktaya gelmezdi.
Kürtlerin
meşhur deyimiyle, ABD "bir taşla birden fazla kuş vurdu." Hürmüz
Boğazı’nın kapanmasıyla ABD birçok hedefe aynı anda ulaştı.
Avrupa’nın terbiye edilmesi
ABD, bir
süredir Avrupalı müttefiklerini cezalandırmak için fırsat kolluyordu.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası (özellikle Trump’ın gelişiyle) Rus petrol ve
gazına uygulanan yaptırımlar Avrupa’yı büyük bir ekonomik krize sokmuştu.
Bununla da
yetinmeyen ABD, gümrük vergileriyle Avrupa’yı iyice köşeye sıkıştırdı. Savaşın
başında Avrupa ülkeleri ABD ve İsrail’in yanında savaşa girmeyi reddedince;
ABD, İran’ın Hürmüz’ü kapatmasıyla Avrupa’nın boğazına sarıldı.
Eğer Boğaz
uzun süre kapalı kalırsa Avrupa ekonomisi çökecektir. ABD’nin istediği tam da
buydu.
Çin’in dizginlenmesi
Dev bir
enerji tüketicisi olan Çin, günlük 10 milyon varil petrole ihtiyaç duyuyor.
Bunun bir kısmını İran’dan piyasanın çok altında, ucuz fiyata alıyordu; kalan 6
milyon varili ise Körfez ülkelerinden tedarik ediyordu.
Boğaz’ın
kapanmasıyla Çin’in bu damarları kesildi. Şimdi mecburen stoklarını tüketiyor
ve geri kalan ihtiyacını çok daha yüksek fiyatlarla karşılamak zorunda kalıyor.
Hürmüz’ün
kapalı kalması, Çin ekonomisinin kan kaybetmesi demektir.
İran’ın teslim alınması
Deniz
ablukasıyla temel ihtiyaçların giriş-çıkışını engelleyen ABD, İran’ı devasa bir
krizle baş başa bıraktı. Bu abluka sürdükçe İran’ın direnci kırılacaktır.
Ekonomik kazanç
Petrol
fiyatlarının yükselmesi en çok ABD’ye yaradı. Günlük 10 milyon varilden fazla
petrol satan ve Venezuela petrolünü de kontrol eden ABD, savaş masraflarından
çok daha fazlasını bu yolla kazanıyor. Hatta muhtemelen savaşın tüm faturasını
ileride Körfez ülkelerine kesecektir.
Trump ailesinin ticari çıkarları
ABD
medyasının iddialarına göre, Trump’ın tweetleri ve açıklamalarıyla inip çıkan
petrol fiyatları üzerinden oğlu Barron Trump büyük çaplı petrol ticareti
yapıyor. Fiyatlar düşükken alıp, babasının fiyatları yükselten açıklamalarından
sonra satarak her hamlede yüz milyonlarca dolar kâr ettikleri öne sürülüyor.
Trump da bir iş insanı olarak daha fazla sermaye peşinde olduğunu zaten
gizlemiyor.
Trump’ın
son dönemdeki açıklamalarına dikkat ederseniz, Boğaz’ın açılmasına pek de
hevesli görünmüyor. Bazen "İran’ın döşediği mayınlar yüzünden güvenli
değil" diyor, bazen "İran açmak istiyor ama biz izin vermiyoruz çünkü
açılırsa günde 500 milyon dolar kazanırlar" diyor. Hatta İran’ın geçişine
izin verebileceği gemileri bile tehdit ediyor.
Sonuç
olarak; Hürmüz’ün kapanması Rusya’nın petrol gelirlerini artırırken (ki ABD
buna göz yumuyor), Çin’i stratejik bir açmaza soktu. Avrupa ise enerji
kaynakları kesildiği için mecburen ABD’ye bağımlı hale geldi ve gemilerinin
rotasını ABD petrolüne çevirmek zorunda kaldı.
Kısacası,
birilerinin "İran’ın elindeki atom bombası" sandığı Hürmüz Boğazı,
aslında ABD’nin dünyayı ve müttefiklerini kendi hizasına getirmek için
kullandığı en etkili silahı çıktı. ABD, Hürmüz oyununu her alanda kazanmaya
devam ediyor.
Rudaw
2026-03-09Mücteba Hamaney’in seçilmesi İran’da direniş ve süreklilik mesajı”
2026-03-02İran'ın 'Direniş Ekseni' Tahran safında çatışmaya girebilir mi?
2026-02-21Şeyh Mofak Terif: Suriye Hükümeti yerinden edilen Dürzilerin geri dönmesine izin vermiyor
2026-02-19İran’da yas günü: Ölenleri anmak için toplanan halka ateş açıldı
2026-02-167 bin 15 ölü, 53 bini aşkın gözaltı
2026-02-10Irak’a nakledilecek IŞİD’liler arasında 2 bin TC yurttaşı var
2026-02-10Cenazeler parayla satılıyor, sokaklar kan içinde
2026-02-09Suriye’den getirilen IŞİD'lilerin bazıları Ezidilere yönelik katliam suçlamasıyla yargılanacak
2026-02-08İran’da 13 kişi idam edildi
2026-02-05 İran sokaklarında binlerce protestocuyu katletmek için kullanılan silahlar
2026-02-04“Ne monarşi ne de mevcut rejim”
2026-02-03İran’da 37 günde 152 çocuk öldürüldü, tutuklu sayısı 50 bini geçti
2026-02-02İran’daki protestoların 37’nci günü: Gözaltı ve tutuklamalar kent kent sürüyor
2026-01-29İran’da protestocuları tedavi eden doktorlara “intikam” operasyonu
2026-01-29Haseke’de 40’tan Fazla Alevi Aile Mahsur Kaldı, Evlerine Dönemiyor
2026-01-28Basra Körfezi'nde ABD ve İran'dan karşılıklı tatbikat açıklamaları
2026-01-27Af Örgütü’nden İran raporu
2026-01-27Kürt sanatçı Yalda Abbasi, Meşhed’de tutuklandı
2026-01-26Üç kurşunun parasını ödediler, cenazeyi alabildiler
2026-01-25İran’daki protestolar: En az 40 bin 887 kişi gözaltına alındı