

2026-06-04
Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma
Gökçer Tahincioğlu
İki cinayet işlendi ve şüphelilerden hiçbiri tutuklanmadı. Bir numaralı
sanığı, evinde arama yapılmadan önce iki kez aradığı tespit edilen, sonradan
aramaya katılan TEM komiseri hakkında da bir işlem yapılmadı. O komiserin başka
nedenle sonradan ihraç edildiği söylendi ancak Dargeçit’te yapılanlara ilişkin
hakkında araştırmaya bile gerek görülmedi. 12 yıl süren soruşturmadan sonra
mahkeme, kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri de geri çevirerek
davayı hızla karara bağlama eğiliminde
Mardin Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde az kişinin bildiği ve umursadığı bir
dosya var.
6-8 Ekim 2014’teki Kobani olaylarından tam 12 yıl sonra açılmış bir davanın
dosyası…
12 yıl neden beklendi, nasıl oldu da sonrasında bu dava açılabildi, meçhul…
Ancak 12 yıldır açılması beklenen ve şubat ayında açılan dava, Türkiye’de
örneğine pek rastlanmayacak biçimde birkaç ayda bitme noktasına geldi.
Mahkeme, öylesine hızlı hareket etti ki savcı, dava açıldıktan sadece üç ay
sonra esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Artık haziran ayındaki duruşmada karar
verilmesi bekleniyor.
* * *
Kobani olayları aklımızda özellikle Yasin Börü cinayetiyle yer etti. 16
yaşındaki lise öğrencisi Börü’nün vahşi biçimde öldürülmesi elbette etkili
biçimde soruşturulmalı, bütün sorumlular ceza almalıydı. 6-8 Ekim tarihlerinde
öldürülen diğer isimler gibi.
Ancak diğer cinayetler gündeme getirilmez ve sadece birer sayı olarak
anılırken Börü’nün öldürülmesi iktidar tarafından özellikle gündemde tutuldu ve
halen AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş başta
olmak üzere siyasilere yönelik operasyonlara zemin oluşturuldu.
* * *
Aynı olaylar sırasında Mardin Dargeçit’te de iki genç öldürüldü. Midyat
Ağır Ceza Mahkemesi’nde, olaylardan tam 12 yıl sonra açılan dava, bu iki gencin
öldürülmesi ile ilgili… Ancak dosyayı biraz incelediğinizde açılan davadan çok
12 yıl boyunca yaşanan skandallar dikkatinizi çekiyor.
12 yıl boyunca, “gizlilik” kararı altında yürütülen soruşturma kapsamında
gözaltına alınan ya da tutuklanan olmamış…
İddianamede, Hizbullah’ın dağılmasından sonra siyasi kolu olarak kurulduğu
bilinen HÜDA Par’a yakın 5 isim “kasten öldürme”, “kasten yaralama” suçlarından
sanık…
Sanıklar, Dargeçit’te imamlık yapan, yine Hüda Par’a yakın derneklerden
olan Ravza Der’in Başkanı K.Ş., müftülük memuru olan oğlu M.Ş., dönemin Hüda
Par Belediye Başkan Adayı A.S., Hüda Par üyesi R.V. ve Z.S…
* * *
Dosyaya göre, yaşananları, gariplikleri ve skandallar zincirini şöyle
özetlemek mümkün:
Dargeçit’te 6 Ekim’de başlayan protestolar 7 Ekim’de gün boyu ilçenin
farklı noktalarında devam etti. İddiaya göre olaylar sürerken K.Ş. ve oğlu
silahlarıyla sokaklardaydı. Hatta oğlu, olaylar başladığında, sosyal medyadan
silahlarını hazırladıklarına yönelik mesajlar da paylaşmıştı. İlçede süren
olaylar sırasında K.Ş.’nin de aracı yakıldı. Kimin yaktığı hâlâ meçhul… K.Ş.,
bu sırada pompalı tüfeğiyle sokaktaydı ve çok sayıda kişi pompalı tüfek
saçmalarıyla yaralandı. Aynı sırada oğlu ve Z.S. adlı arkadaşının da tabanca ve
uzun namlulu silahlarla ateş açtıklarına yönelik tanık ifadeleri de mevcut.
Ateş açıldığı sırada, bayram ziyareti için Batman’dan ailesinin yanına
gelen Bilal Gezer, başından tek mermiyle vuruldu ve hayatını kaybetti. Bilal’in
M.Ş. ve Z.S. tarafından vurulduğu duyulunca göstericiler evlerine ve iş
yerlerine doğru harekete geçti. Bu sırada göstericilere bazı evlerden
kaleşnikofla ateş açıldı. Bu sırada parkta otururken caddede ne yaşandığını
merak eden ve görmek için Ravza Der adlı derneğin bulunduğu ara sokağa giren
Sinan Toprak, silahlı kişilerle karşılaştı. Tanıkların anlatımına göre, “Amca
yapma, biz işçiyiz” demesine rağmen ateş açıldı. Sol alt dudağından giren ve
boynunun arkasından çıkan mermiyle hayatını kaybetti.
Olaylar gerekçe gösterilerek cinayetlerle ilgili olarak inceleme hemen
yapılmadı. Tanık anlatımlarına rağmen şüpheliler de gözaltına alınmadı. Olay
anını ve yerini gösterebilecek MOBESE kameralarının kapalı olduğu ve gece ikide
yeniden açıldığı anlaşıldı.
Bazı dükkanların kameraları sonradan incelendi ve uzun namlulu silahlarla
gezen, ateş açan kimi isimler tespit edildi. Onlarca tanık, cinayetlerden önce
de aynı beş ismin insanlara ateş açtığını anlattı. Cinayetleri de bu isimlerin
işlediğini söyledi.
Aynı gece, imam K.Ş. için gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi. Ancak
evinde arama yapılmadan önce, sabah 05.57’de iki kez Dargeçit TEM Şube
Komiseri’nin K.Ş.’yi aradığı anlaşıldı. Aynı komiser daha sonra K.Ş.’nin evinde
yapılan aramaya da katıldı. K.Ş.’ye evinin basılacağı, arama yapılacağı
bilgisinin verildiği iddia edildi. Nitekim, evinde yapılan aramada o gece
kullandığı öne sürülen silahların hızla saklanmaya çalışıldığı anlaşıldı. Ancak
silahların tamamı saklanacak gibi değildi. Çöp kovasına konulmuş tabanca,
birden fazla av tüfeği, pompalı tüfek, fişek ele geçirildi.
Arama sırasında hiçbir şüphelinin telefonuna el konulmadı. İfadeye
götürüldükleri sırada telefonlarını rahatça kullandıkları da sonradan HTS
kayıtlarından anlaşıldı.
Ş., aleyhindeki delillere, evde bulunan silahlara, tanık ifadelerine rağmen
adli kontrolle serbest bırakıldı.
Aylar sonra A.S.’nin evinde de arama yapıldı. Burada da adeta cephanelik
bulundu. Öylesine rahat davranılıyordu ki evdeki bir akrabası, arama sürerken
dışarı çıktı, dükkanına gitti ve ruhsatsız bir tabancayı buradan çıkaracağı
sırada fark edildi. Ancak gözaltına bile alınmadı.
Dosya sanıklarından K.Ş’nin oğlu olan M.Ş’nin 7 Ekim günü sabah
Facebook’tan “namluları yağlayın, bizim anamız ağlayacağına onların anası
ağlasın…” ölümlerden sonra da “..alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…”
şeklinde paylaşım yaptığı tespit edildi ancak hakkında işlem yapılmadı.
Sanıklardan Z.S’nin yurt dışına kaçtığı duyuldu, eşi Irak’a gittiğini
bildirdi. Hakkında arama kararı verildi. Döndüğünde Afganistan’a da gittiğini
anlattı. Ancak neden Irak ve Afganistan’a gittiği, ne yaptığı sorulmadı,
araştırılmadı. İfadesi alınıp serbest bırakıldı.
Dosyaya giren bilgi/belge ve tespitlere rağmen şüpheliler R.V, M.Ş, A.S
hakkında ancak mart ayında gözaltı kararı verildi. Emniyette ifadeleri alınıp
serbest bırakıldılar. Hiçbirinin telefonlarına el konulmadı.
Sanıklardan A.S.’nin evinde yapılan aramada da çok sayıda ruhsatsız silah
bulundu. A.S. de tutuklanmadı. Bir süre sonra A.S.’ye, üstelik aramadan sonra
can güvenliği olmadığı gerekçesiyle “silah taşıma” belgesi verildi.
* * *
12 yıllık dosyadan çıkan iddialar bunlar.
İki cinayet işlendi ve şüphelilerden hiçbiri tutuklanmadı.
Bir numaralı sanığı, evinde arama yapılmadan önce iki kez aradığı tespit
edilen, sonradan aramaya katılan TEM komiseri hakkında da bir işlem yapılmadı.
O komiserin başka nedenle sonradan ihraç edildiği söylendi ancak Dargeçit’te o
gece yapılanlara ilişkin hakkında araştırmaya bile gerek görülmedi.
12 yıl süren soruşturmadan sonra mahkeme, kovuşturmanın genişletilmesi
yönündeki talepleri de geri çevirerek davayı hızla karara bağlama eğiliminde.
Kobani davasında bütün kamu kurumları müdahil olmuştu.
Bu davada nedense hiçbiri ortada yoklar.
Kobani davasında, siyasilerin mesajlarıyla cinayetlerin arasında bağ
bulunmadığı tespit edildi, cezalar da bundan verilmedi. Buna rağmen siyasi
isimleri dillerine dolayıp, cinayetle suçlayanlar, bu cinayetler konusunda
ağzını açmadı.
Provokasyon, cinayet, rastgele kalabalığa ateş açma, gösterilere bile
katılmayan isimlerin başlarından vurularak öldürülmesi…
İnsanların, “Burada ne oldu?” diye sorması için daha başka ne gerekiyor?
Ve 12 yıl boyunca neden bu dosyanın üzeri örtüldü, tartışılması,
konuşulması engellendi?
Dava bu hızla nasıl görüldü ve cezasızlıkla mı bitirilecek?
T24
2026-05-11İran’lı Bir Misafir Hk….
2026-05-05Sevilay Çelenk: Bir pedofilin lafıyla Güran ailesinden üç kişi ağır ceza aldı
2026-05-03Gülistan Doku ve İBB için aynı müfettiş
2026-04-26Gülistan’ın çığlığını örten, Yusuf Tarık’ı paranteze alan el
2026-04-26İstinaf’ın gerekçesi ‘toplumsal hassasiyet’ |
2026-04-06Göz göre göre öldürülüyoruz
2026-04-06128 isimden “Narin Davası’nda hukuksuzluğa dur de” bildirisi
2026-03-30Yine tarikat yine kadın müritlere cinsel saldırı!
2026-03-29HAK-PAR, PSK ve PWK Kürdistan Şehitlerini Andılar.
2026-03-04 “Biz sizlerin nasıl adam öldürdüğünüzü biliriz”
2025-03-04Ölüm mekânları: Ölü bedenlerin üzerine yapılan bloklar
2026-03-02Ruşen Çakır: “Cübbeli’nin acil olarak laikliğe ihtiyacı var”
2026-03-02Zeynep’i hayattan koparan nefretiniz ve sistematik şiddetinizdir
2026-02-26Okula Agos getirmek, Ermenileri Alevileri övmek disiplin cezasına gerekçe sayıldı
2026-02-26LGBTİ+ karşıtı yasa girişimine 160 kurumdan ortak tepki
2026-02-26Kürtlerde güvensizlik, Türklerde bölünme korkusu hakim
2026-02-243,6 milyon hane “asgari ücret altı” gelirle yaşıyor
2026-02-23Kartal’da Dünya Anadili Günü Paneli
2026-02-23PSK VE PWK Anadil Günü’nü Birlikte Kutladı
2026-02-21PSK Ankara İl Örgütü 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nü Kutladı