Türkçe | Kurdî    yazarlar
Beyin kanaması geçiren hasta mahpusa su bile verilmedi

2026-08-01

Açıklamada, kamuoyunda "Eskişehir Tabutluğu" olarak bilinen Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nin 1991 yılında hücre sistemine dönüştürülmesiyle başlayan süreç hatırlatıldı.

Evrim Kepenek

*İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Beyoğlu'nda düzenlediği 749. F Oturması eyleminde, 70 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Şirin Çelik'in durumuna dikkat çekti. 27 yıldır cezaevinde olan Çelik'in beyin damarlarında tıkanıklık, kalp, hipertansiyon, varis, prostat ve bel fıtığı gibi ağır kronik rahatsızlıkları bulunuyor.

*3 Temmuz'da beyin kanaması geçirmesine rağmen acil müdahalenin ardından tedavi tamamlanmadan cezaevine geri gönderildi. 28 Temmuz'da Elazığ R Tipi Cezaevi'ne sevk edildiğinde saatlerce boş odada tutuldu ve enfeksiyonu olmasına rağmen su verilmedi.

*Ailesi infaz ertelemesi taleplerinin reddedildiğini belirterek, babasının yaşam hakkının korunması için serbest bırakılmasını istedi. İHD, tüm ağır hasta mahpusların serbest bırakılması ve tecrit uygulamalarına son verilmesi çağrısı yaptı.

*Beyin damarlarında tıkanıklık, kalp, hipertansiyon, varis, prostat, bel fıtığı gibi ağır kronik hastalıklarına, geçirdiği kısmi felç ile göz ve mide sorunlarına rağmen uygun tedavi ve bakım sağlanmadı.

*3 Temmuz'da beyin kanaması geçirmesi üzerine hastaneye kaldırılmasına ve sağlık durumu ciddiyetini korumasına rağmen, sadece acil müdahaleler yapılarak derhal cezaevine geri gönderildi.

*Elazığ R Tipi Cezaevi'ne sevk edildikten sonra saatlerce boş bir odada tutulmuş ve enfeksiyon kapması nedeniyle sürekli su tüketmesi gereken bir hasta olmasına rağmen saatlerce su verilmedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturması” eyleminin 749’uncusu için bir araya geldi.

Beyoğlu’nda bulunan İHD binası önünde yapılan açıklamada, hapishanelerde tecrit uygulamaları, sağlık hakkına erişimin engellenmesi, şiddet ve keyfî uygulamaların arttığı belirtildi.

Nazım Dikbaş haftanın basın açıklamasını okudu.

Açıklamada, kamuoyunda "Eskişehir Tabutluğu" olarak bilinen Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nin 1991 yılında hücre sistemine dönüştürülmesiyle başlayan süreç hatırlatıldı.

Bu dönemde 20 Mayıs - 27 Temmuz 1996 tarihleri arasında 38 ildeki 41 cezaevinde 1500 tutuklu ve hükümlünün katılımıyla 69 gün süren ölüm orucu ve açlık grevleri yapıldığı belirtildi. Eylemlerin, yetkililerin cezaevini kapatma sözü vermesiyle sona erdiği, ancak bu süreçte 12 mahpusun yaşamını yitirdiği ve yüzlercesinin kalıcı bedensel hasarlar aldığı vurgulandı.

Aradan geçen yıllarda 19 Aralık 2000 süreciyle F Tipi cezaevlerinin açıldığı, 2021 yılından itibaren ise "kuyu tipi" olarak nitelendirilen S, Y ve Yüksek Güvenlikli cezaevleriyle ağır tecrit koşullarının yaygınlaştırıldığı ifade edildi. Açıklamada, '96 eylemlerinin 30. yılında yaşamını yitirenler anılarak tecrit uygulamalarına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Su verilmedi

F Oturması’nda bu hafta, Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden 28 Temmuz’da Elazığ R Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen 70 yaşındaki, 27 yıllık mahpus Mehmet Şirin Çelik’in sağlık durumu gündeme taşındı.

Çelik’in beyin damarlarında tıkanıklık, kalp, hipertansiyon, varis, prostat ve bel fıtığı gibi çok sayıda kronik rahatsızlığı bulunduğu, daha önce iki kez pıhtı atması sonucu kısmi felç geçirdiği kaydedildi. Son olarak 3 Temmuz’da beyin kanaması geçiren Çelik'in acil müdahalenin ardından tedavi süreci tamamlanmadan yeniden cezaevine gönderildiği aktarıldı.

Ailesinden infaz erteleme ve yaşam hakkı çağrısı

Açıklamada, Mehmet Şirin Çelik’in oğlunun İHD'ye yaptığı başvuruya da yer verildi. Babasının 27 yıldır cezaevinde olduğunu ve cezaevi koşullarında durumunun giderek ağırlaştığını belirten aile, şu ifadeleri kullandı:

"Babam 70 yaşında ve ağır hastalıklarına rağmen infaz ertelemesi taleplerimiz kabul edilmedi. 3 Temmuz'daki beyin kanamasının ardından tekrar cezaevine gönderildi. 27 Temmuz'daki görüşte konuşma, algılama ve yürümekte güçlük çektiğini gördük. 28 Temmuz'da Elazığ R Tipi’ne sevk edildiğinde boş bir odada saatlerce tutulduğunu ve enfeksiyon kapmış olmasına rağmen su dahi verilmediğini öğrendik. Adli Tıp Kurumu’na başvurduk ancak henüz yanıt alamadık. Babamın tedavisinin cezaevinde sürdürülmesi mümkün değil; yaşam hakkının korunması için cezasının kalan kısmını evde geçirmesini ve infazının ertelenmesini istiyoruz."

Yetkililere ve kamuoyuna çağrı

Açıklamanın sonunda İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu; başta ağır hasta mahpus Mehmet Şirin Çelik olmak üzere tüm ağır hasta mahpusların serbest bırakılması, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu ise duyarlılığa davet etti.

Eylem, "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın", "Tedavi haktır engellenemez" ve "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır" sloganlarıyla sona erdi.

MA'daki habere göre de Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin 621’inci haftasında Sakarya Caddesinde bir araya geldi.

Eylemde Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan ağır hasta tutsak Fatma Tokmak'ın durumuna dikkat çekildi.

Açıklamayı okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, Fatma Tokmak'ın ileri derecede kalp hastası olduğunu aynı zamanda yüksek tansiyon, astım, varis ve mide rahatsızlıklarının da bulunduğunu söyledi.

Bianet

TÜRKIYE