

2026-04-26
Kawe Emin
Kürt yazar
ve aydınları arasında, tarih ve arşive Refik Hilmi Hoca kadar önem veren çok az
isim vardır. Kendisine gelen her mektubu, devletten gelen her resmi yazıyı,
hatta bir bayram tebrik kartını veya bir davetiyeyi bile titizlikle korumuştur.
Ne mutlu
ki, Refik Hilmi’nin kızı Jiyan Hanım, babasının tüm bu yazılarını, hatta
şemsiyesi gibi özel eşyalarını bile muhafaza etmiş; bugün bunların büyük bir
kısmı Süleymaniye’deki Jîn Arşivi’nde korunmaktadır.
Jiyan
Hanım, vaktiyle bana bu mektuplardan ve yazılardan bazı suretleri saklama
onurunu vermişti. "Ömür vefa ederse" gelecekte, farklı yerlerden
edindiğim diğer mektup, belge ve tarihi yazılarla birlikte bunlar üzerine
çalışmayı planlıyorum.
Burada,
Ağrı (Ararat) İsyanı’nın lideri Kürt komutan İhsan Nuri Paşa’nın 21 Kasım 1958
tarihinde Refik Hilmi Hoca’ya gönderdiği mektubun metnini, günümüz imlasına
uyarlayarak olduğu gibi paylaşıyorum.
General
İhsan Nuri Paşa, mektubunu Sorani lehçesinde kullanılan Arami alfabesiyle
kaleme almıştır.
O dönemde
İhsan Nuri Paşa’nın kullandığı Kürtçe oldukça akıcıdır; ancak mektubu tam
olarak kavrayabilmek için cümle yapısı üzerinde titiz bir inceleme ve
sadeleştirme gerekmektedir.
İhsan Nuri
Paşa mektubunda, Kürdistan’da Kürtçenin eğitim ve yazı dili haline gelmesinden,
resmi bir dil olarak kabul edilmesinden duyduğu büyük memnuniyeti dile
getirmektedir. Ayrıca, Refik Hilmi gibi vatansever bir şahsiyetin Maarif
(Eğitim) Genel Müdürü olarak atanmasından dolayı sevinçlidir.
Mektup, o
dönemin aydınları arasındaki ilişkinin kitap, dil ve Kürt davası üzerine kurulu
olduğunu göstermektedir. Ancak İhsan Nuri Paşa o yıllarda İran’da yaşadığı ve
Tahran yönetiminin sıkı denetimi altında olduğu için, her şeyi dilediği gibi
açıkça yazamamıştır.
Paşa,
mektubu gönderdiğinde General Barzani Sovyetler Birliği’ndeki uzun sürgününden
yeni dönmüştü. Refik Hilmi’nin Ölümsüz Barzani ile olan yakın dostluğunu
bildiği için, bu durumu bir fırsat olarak görmüştür. General Barzani’ye yazdığı
özel mektubu, güvenilir bir elden ulaşması için Refik Hilmi’nin mektup
paketinin içine yerleştirmiştir.
Satır
aralarından, İhsan Nuri Paşa’nın ciddi bir güvenlik kıskacı altında olduğu ve
Barzani’ye doğrudan mektup gönderemediği anlaşılmaktadır.
Mektubunda
Refik Hilmi’ye şöyle der:
"Milli
kahramanımız General Barzani’ye bir kağıt (mektup) yazdım. Olağandışı durumum
bu mektubu açıkça göndermeme engel, bu yüzden onu sizin paketinizin içine
koydum. Lütfen o mektubu mübarek ellerinizle kendisine takdim ediniz."
Bu mektup,
Irak ve Güney Kürdistan’da Kürt dili ve siyasi hareketi için yeni imkanların
doğduğu bir dönemi aydınlatan tarihi bir belgedir. İhsan Nuri Paşa’nın, General
Barzani’yi "Milli Kahraman" olarak nitelemesi tesadüf değildir; zira
Barzani, Sovyetler Birliği yolculuğu ve mücadelesiyle o dönemde birçok yabancı
tarihçi tarafından da efsanevi bir Kürt lider olarak kaydedilmiştir.
Her iki
Kürt generali, İhsan Nuri Paşa ve Mele Mustafa Barzani ile Mamoste Refik
Hilmi’yi rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Mektubun
orijinal metni:
"Değerli
ve Sevgili Dostum!
Bir süre
önce size bir yazı göndermiştim ancak bir cevap gelmedi. Bağdat’ta sizinle
konuşan ve daha sonra Tahran’dan size kitap gönderen arkadaşım size selam
ediyor; 'Refik Hilmi Bey’in kitap yazmaya vakti kalmamıştır herhalde' diyor.
Duyduğuma göre Irak Kürdistanı’nın tamamında ilkokullarda Kürtçe eğitim
veriliyormuş ve siz 'Genel Müdür' (Maarif Müdürü) olmuşsunuz. Buna çok
sevindim, umarım daha kısa sürede (tamamen) resmiyet kazanır. Şimdiden 'mübarek
olsun' diyorum, inşallah canıgönülden sizi tebrik edeceğim.
Milli
kahramanımız General Barzani’ye bir mektup yazdım. Mevcut olağandışı durumum
mektubu açıkça göndermeme engel teşkil ediyor. Bu sebeple onu sizin mektup
paketinizin içine koydum; lütfen kendi mübarek ellerinizle kendisine ulaştırın.
Huzurunuzda
selam ve saygılarımı sunarım. Cevabınızı bekliyorum."
İmza
İhsan Nuri
21-11-1958
Rudaw
2026-04-26Kürtler, Ermeni Soykırımı ve tarihsel sorumluluğun dağıtımı
2026-04-2423,5’ta hafıza, yas ve umut üzerine bir buluşma
2026-04-24Ahırdaki piyano
2026-04-13Barış İçin yanan mumlar
2026-04-10“Koltuk altında saklı haç!”
2026-04-01Süryaniler Akitu Bayramı'nın 6776’ncısını kutluyor
2026-03-26Âlim Çoktu Bilim Neden Yoktu?
2026-03-16Elma kokusunun ölüme dönüştüğü gün
2026-03-11Yan yana ama yalnız: TOKİ’lerde çözülen komşuluk ve sosyal hayat
2026-02-25“Bir mahalleyi tek binaya sıkıştırdılar”
2025-02-11Kürd Milleti Yaklaşık Bir Asırlık Büyük Bir Çınarını Kaybetti
2026-02-11Mafya dizilerinde Alevi deyişlerinin gaspı
2026-02-08Mesele birkaç “sapık” kişi değil daha fazlası
2026-01-27100 yaşındaki Holokost tanığı: İnsanlıktan çıkarıldık
2026-01-12Fas’ta bulunan fosiller insanlığın kökenine dair ezberleri bozdu
2026-01-04Hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
2025-12-31‘Faşizmden çok sıkıldım’
2025-12-29“Kaçakçı” mı denir onlara…
2025-12-25Tribünlerde antifaşist hat
2025-12-22Asrın Felaketinden Asrın İnşasına: Sorumluluktan Kaçış