Türkçe | Kurdî    yazarlar
Bir Fotoğraf Karesine Sığmayan Acı…

2026-07-07

Aydoğan İnal

Bazen öyle fotoğraf kareleri vardır ki, insanın yıllardır kolayca kurduğu cümleler bir anda boğazına düğümlenir. Kalemin yazmak ister ama yüreğin izin vermez. Duygular kelimelerin önüne geçer, insan susar. İşte Nevin ablanın vefat haberinin, duygu dolu notlarla birlikte paylaşılan o fotoğraflarını gördüğüm an tam da böyle bir andı.

O haberin şokunu üzerimden atmam uzun sürdü. Çünkü Nevin abla, ölümü hiçbir zaman yakıştıramadığım insanlardan biriydi. Sanki hep var olacak, her zaman dimdik ayakta kalacak insanlardandı.

Nevin abla ile siyasi çalışmalarımız Demokrasi ve Değişim Partisinin son dönemleri ve Demokrasi ve Barış Partisinin kuruluş dönemlerine denk geliyordu. Bu satırları yazarken bile o dönemin kareleri bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden.

Biz 90’lı yılların kayıp kuşaklarıyız. Çünkü 12 Eylül darbesinin yaralarını yeni saran bir nesil ile çağın gereklerini en hızlı şekilde yerine getirmeye çalışan nesil arasında sıkışıp kalan bir nesildik. Geçmişe mi takılalım ya da geleceğe dair ülkülerimizi hızlı mı yaşayalım diye bocalayıp dururken Diyarbakır’ın bazalt taşlı dar sokaklarından çıkıp o dönem burjuvazi diye adlandırdığımız Ofis semtinden siyasi figürlere olan özentimizle arşınlıyorduk Gevran caddesini.

Bir yandan illegal aynamızın yansıması olarak gördüğümüz legal partimizin eylemlerinde sloganlarımızı atarken diğer yandan da radyolarda uzun hava niyetine okunabilecek bildirilerimizin yayınlandığı haftalık gazetelerimizi sakladığımız koltuk altlarımızda gizlice ve kimsesizce dağıtıyorduk koca cüsselilerin arasında. Bir yandan kendi iç dinamiklerimizle varlık savaşı verirken diğer yandan da illegal varlığımızı sürdürmeye çalışıyorduk.

Gazetecilik ile particilik arasında mekik dokuduğumuz dönemlerde başlayan tanışıklığımız Nevin ablanın hiç yükseldiğine şahit olmadığım ses tonuyla mütevazi ve bir o kadar sahipleyici yaklaşım tarzıyla daha bir katmerleşiyordu. Sorunlara kendine has yaklaşım tarzıyla hep bir alternatif çözüm sunması siyasi jargonda toplumda bir ağırlığının olduğunu gösteriyordu Nevin ablanın.

Hem Kürt yayıncılığına hem PSK-Özgürlük yolu hareketine olan sevdasının yanı sıra bir PSK-Özgürlük yolunun yılmaz savunucularından PSK’nin şehitler (Özgürlük yolunun bir toplantısı sonrası eve dönüş yolundayken geçirmiş olduğu şaibeli bir trafik kazansından sonra yaşamını yitirdi Yavuz abi) kervanına katılan Yavuz Koçoğlu abimize olan sevdası da dillere destandı. Hem Kürt yayıncılığında hem PSK-Özgürlük Yolu davasında birbirlerine sundukları destekle hep ön saflarda mücadele ediyor bu da onların destanlarında yeni destanlar yazılmasına vesile oluyordu.

Nevin ablanın, Yavuz abi ile olan sevdası Yavuz abinin şehitler kervanına katılması ile de bitmedi. Çünkü öyle bir sevdaydı ki bu Yavuz abinin vefatından ardından dünyaya gelen çocuklarına Yavuz abinin anısını yaşatmak için Yavuz Adar ismini verdi. Yavuz abiyi hep küçük Yavuz’da yaşattı.

Nevin abla ile yolumuz en son İstanbul’da çakıştı. Nevin abla, hem PSK-Özgürlük yolu hemde bağımsız Kürt kadın şahsiyetlerinden oluşan bir grup kadınla beraber çıkardıkları Jin û Jiyan dergisini çıkardığı son dönemlerinde ben Deng Dergisi ve Dema Nu Gazetesinin hem sahipliği hem de yazıişleri müdürlüğü görevini üstlenmiştim. Bu görev için bulunduğum İstanbul’da sık sık Nevin abla ile görüşür ve beraber birşeyler üretmeye çalışırdık kendi var olan gücümüzle. Fedakarlık ve özveri ve bir de kadın olmasının doğası geri biz gençlere hep ablalık yapardı.

Gönüllü olarak sahiplendiğim görevlerimden dolayı gelen cezalardan dolayı ülkemi ve Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldığımda bir çok yoldaşımı, dostumu ve arkadaşımı geride bıraktığım gibi Nevin ablamı da geride bıraktım. Uzakta da olsa çalışmalarını takip ediyordum basından ve bu da beni oldukça gururlandırıyordu. Çünkü Nevim abla, hem bir Kürt kadını, hem başarılı bir iş insanı, hemde Kürt özgürlük hareketinde sembol isimlerden biri. Yaptığı çalışmalar hem Kürt mahallesinde hemde dış kamuoyunda oldukça iyimser bir tablo ile okunan bir insandı Nevin abla…

Ve şimdi yıllar sonra önce resimlerden oluşan ölüm haberlerinin paylaşıldığı mesajlar hemde kadınların omuzlarında götürülen tabutundan kesitlerin yer aldığı video...

Şimdi ben de dahil kim ne yazarsa yazsın hem Kürt kadın hareketi hem de bir bütün olarak Kürt halkı yiğit, cesur, özverili ve mücadeleci bir insanını kaybetti.

Hepimizin başı sağolsun…

MAKALELER